Kayıtlar

Bornova Travesti

Bornova travesti son zamanlarda twitter ve vk sosyal medya platformlarında oldukça aktif olduğunu görüyoruz. Bu platformlarda izmirli travestiler kendilerine arkadaş aramaktalar. Son yıllarda internet sitelerine erişim kısıtlamaları karşısında sıkıntı yaşayan bornova, kordon, alsancak ve izmir genelindeki travestiler aşağıda belirtmiş olduğumuz etiketler ile kendilerini göstermekteler. izmir travesti izmir travesti vk bornova travesti izmir travestileri bornova travesti twitter travesti vk vk travesti travesti izmir alsancak travesti izmir vk porno izmir travesti twitter izmir travesti vip vk travesti izmir twitter travesti izmir bergama travesti sikiş travesti izmir vip travesti izmir seks vk izmir travesti numaraları travesti izmir twitter kıbrıs sex vk izmirtravesti vk bornova travestileri izmir gay vk izmir cd vk bornova vk izmir trv vk vk izmir porno izmir travestivk twitter bornova travesti buca travesti vk travesti izmir vk ızmır gay vk...

Tadına doyulmaz bir İstanbul derlemesi

Resim
" Övünmekten çok, omuzlara ağırlık yükleyen bir sorumluluk duymak gerek. Herkesin dilinde ayrı isim, ayrı renkte menkıbelerde yaşayan böyle bir şehir, evrensel bir sorumluluk yükler sahiplerine; bunu düşünebilenin Boğaz rüzgârlarının bile bastıramayacağı kadar ter dökeceği açık. " İstanbul'a dair bu memleketin şairi, yazarı, seyyahı, memuru, sufisi ayrı dil dökmüştür. Herkes gönül hanesinden süzülen ve kendi dünya tasavvurunun biçtiği ölçüde İstanbul'u anlatmış, kimi zaman hüzünle kimi zaman neşeyle bu güzide şehrin yaşayışına can, yoluna yoldaş olmaya çalışmıştır. Hiç şüphe yok ki bu işi en iyi yapanlar da tarihçilerdir. Özellikle tarih dışında birçok disiplinle hususi olarak ilgilenen tarihçilerin yazdığı İstanbul kitapları son derece lezzetli bir okuma yapmaya, başka kitaplara ve yazarlara, hatta yaşam biçimlerine dair merak duymaya da vesile olmuştur. İlk baskısını 1987 yılında yapmış bir kitap İstanbul'dan Sayfalar . Otuz yılı aşmış olsa da her sayfasında ayr...

Annelik ve babalık için sevmek tek başına yeter

Resim
Annelik anksiyeteleri ve endişeleri ile yorucu bir iştir. Doğru yapmak, doğru olmak üzerine takılmak gibi kaygılar anne olmayı atlatabilir. Freud , tavsiye isteyen bir anneye “ Ne isterseniz yapın zaten olmayacak ” derken, “ bir şey değiştiremeyeceksin ” değil, “ ne yaparsan yap, yeterli görmeyeceksin, bu çocukla değil seninle ilgili bir hata ” der. Ketebe Yayınları etiketiyle çıkan, Melek Arslanbenzer imzalı Anneliğin Kitabı: Kuramlar Arası Bir Gezinti , tüm kuramların üzerinden zarafetle geçerken pergelin sivri ucunu tam da buraya koymuştur. Kimdir “ ideal anne ”? Bu sorunun cevabını yazar Arslanbenzer kitabında ayrıntılı açıklıyor. Annenin öncelikle ideale varmak istediği yer kendi kusurunu örtbas etme dürtüsüdür diyen yazar şu tespitleri paylaşıyor okuruyla: Çocuk, annede kendisini temsil etmektedir. Kendisine yani anneye değer katsın ister. Anneyi bireysel olarak kendisinin gelemediği konuma getirsin ister. Dahi annesi, mükemmel çocuk annesi olmak annenin hayata tutunma şeklidir. ...

Hüznün çocukları da mutlu olabilir mi?

Resim
"Mutlu ol yeter... Aman onlar mutlu olsunlar da... Her şey onların mutluluğu için..." İçimizde bu cümleleri daha önce hiç duymamış, muhatap olmamış kimse yoktur sanırım. Oysa " Sadece gelecekteki mutluluğumuzun hayalini kurarken gerçekten mutlu oluruz " diyen Pascal , Mutlu Olma Sanatı kitabında mutluluğun reçetesini veren Bertrand Russell ’in aksine yaşanılan anda mutlu olmanın imkânsızlığından söz eder. Mutlu bir hayat bir reçeteden devşirilebilir mi? Russell’in " Mutluluğun ve mutsuzluğun nedenleri " başlıkları altında sunduğu reçetelere bakılacak olursa: mutluluk, yapılan işle, ilgi alanlarıyla ve dışa dönük ilişkilerle kazanılıp, insanın kendi içine dönmesi ve hüzünlerine teslim olmasıyla kaybedilen bir duygu. Yani, kişinin hüznü veya mutluluğunda etkili olan tek etken kendi bireysel yaşamsal döngüsü Russell’e göre. Evet, çekememezlik, ‘elalem ne der?’ kaygısı basit insanları mutsuz eden ego oyunlarıdır ama hüzünlü insanların ıstıraplarının kaynağı d...

Her şeye rağmen güzelliğe odaklanmak

Resim
“O (c.c) bir yaprağı yere düşürdüğü kolaylıkta, tarihi de sona erdirebilir.” İngiliz mühtedi Abdülhakim Murad ’ın 2. baskısı Timaş Yayınları ’ndan 2016 yılında çıkan Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak isimli kitabı bizzat müellifin ifadesiyle; “ dört başı mamur bir öğünden ziyade, tadımlık bir çeşni sunma iddiasındadır. Burada yer alan makaleler, bazısı uzman ya da akademisyen, bazısı ise nispeten daha avamî olan, birbirinden çok farklı okuyucu kitlesine hitap ediyor. Zaten yapılan alıntı ve polemiklerin tarz ve seviyesi bunu yansıtıyor. ” Müelliften de bir iki cümle ile de olsa bahsetmek gerekirse; 1960 doğumlu Abdülhakim Murad ( Timothy Winter ) Cambridge Üniversitesi Teoloji Fakültesi’nde Müslüman-Hıristiyan ilişkileri, İslâm ahlâkı, Britanya Müslüman mirası ve Osmanlı Türkiyesi gibi konular üzerine çalışıyor. Metin Karabaşoğlu, O’nun hakkında, “ Abdülhakim Murad’ın Türkçe’ye ve klasik Türkçe/Osmanlıca kaynaklara nüfuzu da insanı şaşırtıyor; dahası, utandırıyor! Yine yazılarında, Bat...

Gelecekten geçmişe garip bir yolculuk

Resim
Lambadan bir cin çıksa ve bize bir dilek hakkımız olduğunu söylese, acaba kaç kişi hayatında hatırı sayılır bir sene geri gitmek isterdi? Üstelik şimdiki aklıyla. Geri gitmeyi tercih edenler, bunu ne için isterdi? Bazı yanlışlarını düzeltmek için mi, hayatındaki bazı kör noktaları çözmek için mi, yoksa yeni baştan bir gelecek kurmak için mi? Alper Canıgüz ’ün son kitabı, yukarıdaki türden soruların gerçekleşmiş halinin içine düşmüş bir kahramanın, Aziz ’in başından geçenleri anlatır. Türk edebiyatının en şahsına münhasır yazarlarından olan Alper Canıgüz’ün, Kan ve Gül: Bir Kara Dejavu kitabı, 2017 yılında April Yayıncılık etiketiyle yayımlandı. Okurlarını son kitabından sonra dört yıl kadar bekleten Canıgüz, sağlam bir roman ve değişmeyen yüksek temposuyla bizleri selâmlıyor yine. 212 sayfadan ve 13 bölümden oluşan romanın başkarakteri Aziz’in başından geçen ilginç ve gizemli bir durumun anlatıldığı kitap, başından sonuna kadar Aziz’in bakış açısıyla anlatılır. ‘Saçma sapan’ aşk romanl...

Kadın cinayetlerine kurmaca bir manifesto

Resim
" Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? ", Hatice Meryem ’in İletişim Yayınları 'ndan Kasım 2019’da yayınlanmış son kitabı. Başlığını gördüğümde çok rahatsız olduğumu belirtmeliyim. Nasıl bir yazar, hem de bir kadın yazar kitabına böylesine vahşetengiz bir başlık atabilir ki diye düşündüm. ( Daha önce Hatice Meryem okumadığım için yazarı da tanımıyordum tabi. ) Ama itiraf etmeliyim, kitabı bu başlık nedeniyle çok da merak ettim ve aldığım gün okumaya başlayıp bitirdim. Kitap on kısa öyküden oluşuyor. Anlatıların sonunda ise Hatice Meryem’in bu kitabı neden kaleme aldığını kendi ağzından açıkladığı bir bölümle sonlanıyor. Haliyle, öykülerdeki anlatıcılar bilinmeyen biri olmaktan çıkıp Hatice Meryem’in kimliğine bürünüyor. Anlıyoruz ki bu öyküler, sadece öykü olmanın çok ötesinde. Bir yazarın çığlığı, bir yazarın elimden yazmak geliyorsa bu zulmü yazarak haykıracağım demesi, bir yazarın propagandası. "Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?", başlığı ne kadar i...